Turkuaz renkli cennet: Ermenek

Göle, renklere, lezzetlere geçmeden önce, biraz geriye gidelim de bir bakalım Ermenek neyin nesiymiş. Öncelikle adının anlamını söyleyelim: ‘Yükseklerde yaşayan yiğit insanların ülkesi.’ Bazıları bu adın ‘İrem-Nak’ kelimelerinden oluştuğunu, bunun anlamının da ‘Cennet Bağları’ olduğunu söyler ki, bu söylem benim daha çok hoşuma gider. Çünkü Ermenek cennete çok benzer.

 

TURKUVAZ GÖLÜ

Geçmişi güzel de bugünü nasıl Ermenek’in? Bana sorarsanız, kasaba dünden de güzel. Toroslar’ın tepesinde, kayaların arasından fışkırıp, gürül gürül akan Göksu’nun kıyısında, muhteşem sedir, ladin, köknar ormanlarının kucağında, adı da rengi de Turkuvaz olan baraj gölünün kıyısında, vadilerinde yetişen zeytin, nar, incir, ceviz ağaçlarının gölgesinde, az kişinin bildiği bir cennet Ermenek. Dediğim gibi, insanın bir kere görünce bin kere âşık olduğu bir diyar burası.

 

Burada her şeyi bir kenara bırakıp, Turkuvaz Gölü’nden bahsetmek gerekir. Kimileri bu ada karşı çıkıp, Baraj Gölü demeyi tercih etse de ben oyumu Turkuvaz’dan yana kullanırım. Çünkü gölün renginin sözlüklerdeki adı böyledir.

 

Bu göl ışıkla oynaşmayı pek sever. Onun için, sabah-akşam, yaz-kış başka başka görüntüler sunar ki insanın nutku tutulur. Hele Ambar Boğazı mevkiindeki Nadire Kanyonu’nu bir görseniz, Ermenek’e olan sevginiz daha da artar. Çünkü burası kelimenin tam anlamıyla bir doğa harikasıdır. Kanyon dik yamaçların arasından 10 km. kadar bir nehir gibi akar gider.

 

http://www.hurriyet.com.tr/turkuvaz-renkli-cennet-ermenek-40096838